Merhaba,

 

Uzun zamandır değinmek istediğim bir konu hakkında düşüncelerimi paylaşmak istiyorum sizinle. Yazının başlığını gördüğünüz zaman bu mesleğe yönelik eleştirilerimin olduğu bir yazı yazdığımı düşünebilirsiniz  ama tam olarak öyle değil. Özellikle sosyal medya hesaplarımdan “Sosyal Medya Alanında Kendimi Geliştirmek İçin Neler Yapabilirim” şeklinde sorular aldığım için de bu konu hakkında özellikle bir yazı yazmam gerektiğini düşündüm.

 

İletişimde sektöründe çok başarılı ajanslar ve çok iyi iletişimciler olmasına rağmen bir bu kadar da iletişimi sadece müşterilerine sunduğu hizmet kadar gören, iletişimin “i” sinden anlamayan ajans yöneticileri ve insanlara bir şey katmadan sektörün niteliksizliğinden şikayetçi olan, burnu havada sözde iletişimciler de var. Özellikle bahsettiğim bu ajanslar gittikleri konkurlarda, müşteri sunumlarda tam profesyonellik naraları atarken konu işe alım süreçlerine gelince bahsettikleri bu profesyonelliğin “p” sini gösteremiyor. O yüzden özellikle iş arama sürecinde yaşayacağınız olumsuz durumlara şimdiden hazır olun.

 

Üzülerek söylüyorum ki üniversite hayatınız boyunca kendinizi ne kadar geliştirirseniz geliştirin  her sektörde olduğu gibi bu sektörde de iyi bir çevreniz yoksa iş bulma sürecinde sıkıntılı süreçler yaşayabiliyorsunuz. Ben yaşadım mı? Evet yaşadım. Kara listeme girmiş bir kaç tane ajans var. Aslında iş arama sürecinde karşılaştığım bazı “komik” durumlarla sizin karşılaşmamanız için birkaç ajans ve yöneticisi hakkında özellikle uyarmak isterdim ama doğru bir davranış olacağını düşünmüyorum. Çünkü onlar için daha güzel planlarım var 🙂

 

SEKTÖRDE SİZİ NELER BEKLİYOR?

 

Aslında herkesin bildiği gibi iletişim sektöründeki ajansların çoğunda işe alımlardan sonra sizin performansınızı görebilmek ve ekibe olan uyumluluğunuzu anlayabilmek için belirledikleri bir deneme süreci var. Bu deneme süreci ajanstan ajansa değişiyor. Ama bazı ajanslar bu durumu biraz abartmış durumdalar. Özellikle  büyük ajanslara yaptığınız başvurulardan sonra  5-6 ay kadar  olan deneme süresi olduğunu duyabilirsiniz. Deneme sürelerinin bu kadar uzun olması bana çok mantıklı gelmiyor çünkü profesyonel bir yöneticinin  bir çalışanın maximum 2 ayda nasıl performans gösterdiğini ve ekiple olan uyumunu anlayabileceğini düşünüyorum.  Üstelik bu deneme sürecinde hiçbir ücret vermeyen ajanslar da var. Bu ajansların ilgili  kurumlar tarafından bir yaptırıma ve denetime tabi tutulması gerekiyor. Tabi siz üniversite hayatınız boyunca kendinizi hiç geliştirmediğiniz  ve farklı deneyimler edinmediğiniz taktirde ajanslarda direk sizi maaşlı çalışan olarak sizi işe alamıyor. Bu konuda onlara hak veriyorum ama bu deneme sürelerinin çok uzun olması bana etik olmayan bir durum gibi geliyor. Sektörün “stajyerlere” bakış açısına hiç değinmek bile istemiyorum çünkü durum gerçekten içler acısı. Gerçekten staj yaparak kendini geliştirmek isteyen birçok öğrenci varken çoğu ajans bu öğrencilere sadece ufak tefek işleri hallettirebileceği bedava çalışan olarak bakıyor. Sektörün gelişimi için maalesef berbat bir durum.

 

Buraya kadar sektörde karşılaşabileceğiniz bazı durumlar hakkında ufak tüyolar vermeye çalıştım size. Aslında yazının asıl amacı burdan itibaren başlıyor.

 

Neden Sosyal Medya Uzmanı Olunmaz?

 

Maalesef Türkiye’de ne olduğu hala tam olarak anlaşılamayan bir iş yapıyoruz. Size ilginç gelecek ama bu bana keyif veriyor. Çünkü kendimi hergün standart saatlerde çalışan bir memur olarak düşünemiyorum 🙂  İşim ve ilgi alanım dolayısıyla sosyal medya mecralarınıda buna yönelik kullanıyorum.  İnsanlar bana ne iş yaptığımı sorunca istemsiz şekilde 4-5 saniye duraksıyorum. Çünkü mesleğimi karşıdaki insanın anlayabileceği şekilde ifade etmem gerekiyor. Bu soru bana gelince cevabım tabi ki Sosyal Medya Uzmanı olmuyor. Çünkü ben bir Sosyal Medya Uzmanı değilim. Bu kavramın bana her iliştirilmeye çalışıldığında aynı hızla öyle olmadığımı söylemek durumunda kalıyorum. Hepimizin bildiği gibi sosyal medya kavramının hayatlarımıza girişi çok eskiye dayanmıyor. Sektörün de bu kadar hızlı değişim gösterdiğini gördükçe hangi ara bu insanlar kendini bu kadar hızlı geliştirip “uzman” seviyesine geldi diye düşünmeden edemiyorum. İletişim sektörüne yıllarına vermiş olupta kendilerini o işin uzmanı olarak adlandırmakta zorlanan birçok insan tanıyorum. Birde aldığı 2 aylık eğitimden sonra kendini Sosyal Medya Uzmanı olarak ilan edebilen kişiler var. Burdan amacım kendini böyle tanımlayan insanları eleştirmek veya yermek değil. Ama bu işi yapan biri olarak her iki yaklaşıma saygı duymakla birlikte iletişim sektörüne yıllarına vermiş olupta kendilerini o işin uzmanı olarak adlandırmakta zorlanan insanların mütevaziliklerini ve aldığı 2 aylık eğitimden sonra kendini Sosyal Medya Uzmanı olarak nitelendirebilenlerin cesaretini tebrik ediyorum.

 

Durumun böyle olmasınına neden olan şöyle bir kaç neden sayabilirim; 

 

  • Dijital ajansların iş ilanlarını incelediğiniz zaman bazı ajanslar Sosyal Medya Uzmanı arıyor bazı ajanslar Sosyal Medya Yöneticisi. İkisi arasındaki 7 farkı bulabilir miyiz? Aslında bir tane bile bulamayız çünkü tamamen aynı meslek. Sektörde Sosyal Medya Uzmanı kavramından çok rahatsız olunmasına rağmen birçok ajans bu şekilde ilan veriyor. Acaba neden?

 

  • Eğitim firmaları Sosyal Medya Uzmanlığı adı altında eğitimler veriyor. Meslek yeni o talep görüyor. Eğitimin ismi bu olunca insanlar bu eğitimi aldıktan sonra kendilerini ister istemez böyle adlandırıyor.

 

  • Başarılı olma konusunda sabırsız olan biz Y kuşağının eğilimleri. Bu konuda samimi olalım. Başarılı olmak için yıllarca çalışmak gibi bir hedefimiz yok. Hemen başarılı olalım insanlar bize saygı göstersin istiyoruz.

 

  • Herhangi bir mecrada fenomen olan kişilerin kendilerini “Sosyal Medya Uzmanı” olarak adlandırması. Bir markanın sosyal medya stratejisini oluşturmak bilgi ve deneyim gerektiren bir iş. Tabi bu bilgi ve deneyime sahip olmakla birlikte sosyal medya mecralarınızda yüksek takipçi sayılarına sahipseniz kesinlikle daha avantajlısınız ama fenomen olduğunuz zaman aynı zamanda bir Sosyal Medya Uzmanı olmadığınızın lütfen farkında olun.

 

  • Sosyal Medya Yöneciliği mesleğinin sadece sosyal medya hesaplarından fotoğraf paylaşmak kadar basit bir meslek olarak görülüp mesleğin niteliğinin basite indirilmesi. Sosyal Medya Yönetimi kesinlikle sosyal medya hesaplarından sadece fotoğraf paylaşılan bir meslek değildir. Markanızın dijital dünyada yer almasını sağlayarak hedef kitlenizle aranızdaki bağları kurup oluşturduğu stratejilerle bu bağı güçlendiren ve  markanızın itibarının dijital dünyada yönetildiği çok önemli bir meslektir.

 

  • Gerekli bilgi ve deneyime sahip olmayan kişilerin çeşitli nedenlerden dolayı bu mesleği yapması. Biraz düşündüğünüz zaman bu söylediğime çok hak vereceksiniz. Çevrenizdeki insanlara sorun. Kaç tanesi sevdiği veya yapmak istediği işi yapıyor? Bu meslek dışardan bakıldığı zaman insanlara daha kolay ve yapılabilir  bir meslek gibi geliyor. Tabi ki kariyer hedefi olarak belirlediğiniz meslek için çalışarak kendinizi geliştirirseniz yapabilirsiniz. Ama sadece kolay olduğunu düşünerek  seçtiğiniz bir meslekte ne kadar başarılı olabilirsiniz? Başarılı olduğunuzu varsayıyorum. Bu işi sevmeyerek nereye kadar götürebilirsiniz?

 

 

Sosyal Medya Yöneticisi Olmaya Kararlı Mısınız?

 

  • Kendinizi Sosyal Medya Yöneticisi olarak adlandırıyorsanız kişisel sosyal medya hesaplarınızı daha dikkatli kullanmaya özen göstermelisiniz. Çünkü özellikle bu alanla ilgili iş başvurusu yaptığınız zaman ilk bakacakları şeylerden bir tanesi sosyal medya hesaplarınız. Kullanıcıların sosyal medya mecralarını kullanım amaçları farklı olabilir. Bazı kullanıcılar sadece kişisel yaşantısını yansıtırken bazıları da daha iş odaklı kullanmayı tercih edebiliyor. Burda dikkat edilmesi gereken sosyal medya hesaplarınızı kullanım amaçlarınızı belirleyerek buna yönelik paylaşımlar yapmak. Twitter hesabınızda sizin takip eden kişiler daha çok iş yaşamınızdan kişilerse sizin “Çok sıkıldım” tweetiniz onları ilgilendirmeyecektir ve sizi takipten çıkabilirler. Bunun için sadece yakın arkadaşlarınızı takip ettiğiniz gizli bir Twitter hesabı açabilirsiniz. Ben Twitter’ı aynen bu şekilde kullanıyorum. 2 tane hesabım var. Bir tanesini herkese açık olarak kullanıyorum ve orada sektörel paylaşımlarımı yapıyorum. O hesabımı isterseniz buradan takip edebilirsiniz.  Bir de çok kullanmasamda sadece arkadaşlarımı takip ettiğim gizli bir hesabım var.

 

 

 

  • Bir Sosyal Medya Yöneticisi olarak sektörde yapılan işleri ve trendleri iyi takip etmeniz gerekiyor. Ben bunu yapabilmek için her ay Brand Map, Marketing Türkiye, Dijital Age, Media Cat okuyorum ve blogları takip etmeye çalışıyorum. Ben dergi okumaktan çok keyif alan biriyim. Kitap okumaktan daha çok dergi okumayı seviyorum diyebilirim. Bu dergileri de benim kadar başkalarına tavsiye eden biri daha yoktur herhalde 🙂

 

  • Bu işin olmazsa olmazlarından en önemli kural. Türkçe’yi doğru kullanabilmek. Bu öneriyi veriyorum ama verirken bile bir  yazım hatası yapmış olabilirim ama ben bu konuya oldukça dikkat ediyorum. Türkçe’yi doğru kullanmak herhangi bir  mecraya göre değişmiyor. Tüm sosyal medya mecralarında buna dikkat etmelisiniz.

 

  • Çok klişe olacak bir tavsiye ama bu alanda kendinizi geliştirmek için çok kitap okumalısınız, okumalıyız. Teorik ve pratik mi diye yapılan tartışmaları izlemekle zaman kaybetmeyin. Teorik bilginiz olmadan pratikte çok başarılı olamazsınız pratiğe dökmediğiniz sürece de teorik bilginiz işinize yaramaz ve zamanla unutabilirsiniz.

 

  • Her ne kadar Sosyal Medya Yöneticisi dendiği zaman bu mesleğe sadece sosyal medya hesabı yönetmek olarak bakılsada aslında öyle değil. En azından  ben şimdiye kadar çalıştığım yerlerde bununla sınırlı kalmadım. Bu iş aslında daha kapsamlı olarak bir Dijital İletişim Yönetimi. Çok kısa şekilde Dijital İletişim Yöneticiliğini sorumlu olduğunuz markanın tüm dijital ortamlarındaki iletişim süreçlerini yönetmek olarak tanımlayabiliriz. Bu durum bu mesleği Sosyal medya yöneticiliğinden daha kapsamlı hale getiriyor.

 

  • Bu mesleği yapmaya karar verdiyseniz. Pazarlama, Reklam, Marka, İtibar, İmaj, Halkla İlişkiler, Psikoloji, Sosyoloji gibi farklı alanlarda temel bilgiler edinip kendinizi bu alanlarda geliştirmeniz gerekiyor.

 

 

M. Serdar Kuzuloğlu bu konuyla ilgili yazdığı bir yazıda ki bu kesit söylemek istediklerimi çok iyi özetliyor aslında;

Şahsen uzmanlığı sosyal medya eksenine değil, iletişimde arıyorum. Esas marifetin sosyal medya araçlarına hakim olmak değil, iletişimi bilmek olduğunu düşünüyorum. İyi bir iletişimcinin (kaçınılmaz olarak) sosyal medyaya da hakim olması gerektiğini savunuyorum. Zira yapılan iş özünde marka ve müşterisi arasında mümkün olduğunca kalıcı ve anlamlı bir iletişim kurma çabasından ibaret. Mecra, kapasite ve yeteneklerinin farklılığı benim gözümde küçük ayrıntılar olarak kalıyor.

 

 

Yaklaşık 2 yıldır bu sektörün içinde yer alıyorum. Kendimi bu alanda geliştirmek için karar verdiğimde sosyal medya ile ilgili kitaplar okumaya başladım, blogları ve ajansların yaptığı işleri takip ettim. Sosyal medya yönetimi konusundaki ilk tecrübem 3 yıl önce üniversite ikinci sınıfta 11 arkadaşımla birlikte üniversite öğrencilerinin kendini geliştirebilmelerine yönelik etkinlikler ve sosyal sorumluluk projeleri üretme misyonuyla kurduğumuz Genç Ege Topluluğu’nun sosyal medya hesaplarının yönetimiyle başladı. Daha sonra üniversite üçüncü sınıfta İzmir’de bir dijital pazarlama ajansında Sosyal Medya Yöneticisi (!) olarak 6 ay çalıştım. Ajanstan ayrıldıktan sonra çalışmaya freelance olarak devam ettim. Bu 2 yıl boyunca farklı sektörlerden kişi ve kurumlara sosyal medya ve marka konularında danışmanlık ve yöneticilik yaptım. Tabi bu zamana gelene kadar kendimi geliştirmek için elimden geleni fazlasıyla yaptım. Hala da devam ediyorum. Kariyerimdeki şimdiye kadar geçirdiğim süreç benim için çok keyifliydi çünkü sevdiğim bir işi yapıyorum. İşimden dolayı bilgisayarım ve telefonum hayatımın çok önemli iki parçası haline geldi. Telefonu zaten hepimiz taşıyoruz ama beni bilgisayarsız gören arkadaşlarım artık şaşırıyor. Bunlarda bu mesleğin tatlı zorlukları 🙂

 

Siz de bu mesleği kendinize kariyer hedefli olarak belirlediyseniz ve gerçekten severek yapabileceğinizi düşünüyorsanız kimsenin söylediklerine aldırmadan kendinizi geliştirmeye devam edin ve hiç durmayın. Çünkü severek yaptığınız zaman her iş daha keyifli hale geliyor. Sosyal Medya Uzmanlığı yerine daha mütevazi kelimeler kullanabilirsiniz bu meslekle ilgili. Mesela Sosyal Medya Yöneticisi 🙂 Kendinizi Sosyal Medya Uzmanı olarak adlandırdığınızda karşıdaki kişi de o meslekte çok iyi bir konumda olduğunuz algısını yaratacağınız için beklenti size karşı yüksek olacaktır. Çok basit bir şey sorulduğunda bile bilmiyorsanız size karşı olan yüksek beklenti birden düşebilir. Tabi hiçbir zaman her şeyi bilme gibi bir şansımız yok. Özellikle bu kadar hızlı değişebilen bir sektörde hiç yok.

 

Fayda görmeniz dileğiyle

Sevgiler 🙂

 

 

 

6 Responses to Neden Sosyal Medya Uzmanı Olunmaz?
  1. Yazıyı okudum pek de yararlı görmedim. Tamamını -henüz- okumadım ancak okuduğum yere kadar söyleyebilirim ki çok da gelişime yönelik bir yazı değil bu.

    Ben de sosyal medya sektöründe çalıştım hem de 15 yıla yakın ama ünvana bu kadar takılmadım. Yanı kıdemi deneyimi bilgisi ne olursa olsun az yada çok sosyal medya uzmanıyım demek bence çok da zor bir şey değil ne demişler “âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” bir insan sosyal medya uzmanıyım diyebilir bunda bir sakınca yok önemli olan ne yaptığı ne kadar dolu yaptığı. Arkadaş bir yerde demiş ki “Eğitim firmaları Sosyal Medya Uzmanlığı adı altında eğitimler veriyor…. Eğitimin ismi bu olunca …….. kendilerini ister istemez böyle adlandırıyor.” bu alanda hiç deneyimi olmamasına rağmen bazı yaratıcı göze sahip insanlar sosyal medya uzmanlık eğitimi aldığında yılların sosyal medyacısından daha güzel işler çıkarabiliyor.

    bence siz de kendinizin biraz sosyal medyacı olduğunuzu sanmış ve sektöre kendi çapında ufak ufak sallamışsınız.

    Bir kere bir sosyal medyacı aşağıdaki gibi bırak isim vermeyi ” onlar için başka planlarım var gibi bir terimi bile kullanması çok yanlış “”Aslında iş arama sürecinde…. birkaç ajans ve yöneticisi hakkında özellikle uyarmak isterdim ama doğru bir davranış olacağını düşünmüyorum. Çünkü onlar için daha güzel planlarım var “”

    Bir de unutmadan söyleyeyim eğer bir insan sizinle benim gibi bu yazınızı okuyarak tanırsa bence ilk alacağı etki ANTİPATİ olacaktır.
    bu kadar yerdim baya eleştirdim ama hakaret yada şahsına kırıcı birşeyler yazmamaya dikkat ettim.
    iyi günler.

    • Merhaba,
      Yazımı dikkatle okuduysanız anlamış olmanız gerekiyor ki benim eleştirdiğim nokta “Sosyal Medya Uzmanı” kelimesinin kullanılması değil. Meslekte olması çok kolay sanıldığı için birçok kişinin kendini “Sosyal Medya Uzmanı” olarak nitelendirmesi. Ama siz yazının hepsini bitirmeden ön yargıyla yaklaştığınız için ne anlatmak istediğimi tam olarak anlamamış olabilirsiniz. Bu sektörde 15 yıl çalıştıysanız ajanslarda ne gibi sıkıntılar olduğunu benden çook daha iyi biliyor olmanız lazım. “bence siz de kendinizin biraz sosyal medyacı olduğunuzu sanmış ve sektöre kendi çapında ufak ufak sallamışsınız” bu cümlenize cevap vermem gerekirse aslında kendimi öyle sanmıyorım. Kendimi nasıl nitelendirdiğim blogumda birçok yerde yazıyor. Açıkcası insanların ön yargılarıyla yaşadığı bir toplumda olduğumuzu düşününce bu yazımı okuyarak bana bir insanın antipatiyle yaklaşmasını çok önemli bir şey olarak görmüyorum. Sonuçta bu sektörde eleştirilebilecek birçok şey var ve bunların da ifade edilmesi lazım. Yorumunuz için teşekkürler.

  2. Göndermelere bayıldımm. Malesef her sektörde bu tür olumsuzluklar var. Aslında hayatımızın her yerinde. Bu konular hakkında bilgim bu yazıdan sonra fazlasıyla arttı. Ellerine sağlık. Yazım hatalarına değinmek istemiyorum😄O kadar kitap okumama ragmen, cok hatalarim oluyor. Genel olarak insanlar okumayi degil de video izlemeyi tercih ettiklerinden, yazılarımızın boynu bükük kaliyor😄 Okumanın ve yazmanın tadına varan herkes, çok şanslı!

    • Evet maalesef bu tür olumsuzluklar her sektörde var ama dediğim gibi bu benim uzun zamandır değinmek istediğim bir konuydu. Yazım hatalarıyla ilgili de maalesef ne kadar dikkat etmeye çalışsakta bazen yanlış yapabiliyoruz. Önemli olan tabi dikkat etmek 🙂

  3. Ajanslar için var olan planlarına beni de dahil edebilirsin. Kara listem yavaş yavaş doluyor 😀 Başarıların daim olsun.


[top]

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir